Kadında
genital organ dış ve iç üreme organları olmak üzere iki
kısımdan oluşmaktadır. Dış üreme organların gebeliğin
oluşması için spermin geçişine izin verir. İç üreme organları
da döllenmiş yumurtayı gebelik boyunca taşıyarak zamanı geldiği
zaman da doğumu gerçekleştirecek şekildedir! Burada kadın
anatomik olarak döllenmeyi gerçekleştiren neslin devamlılığını
sağlayan ve çoğu yerde buna mecbur bırakılan bir misyona
sahiptir. Oysa kadınlık buna mecbur değildir.
Kadının
genital bölgesinin alt kısmında ''klitoris'' adı verilen bir yapı
bulunur. Bu yapı erkeklerin penis başının kadında ki
karşılığıdır. Bu yapının alt kısmında vajina girişi
bulunur. Bu vajina girişinin 1 - 2 cm içerisine doğru kızlık zarı
yer alır.Kızlık zarı, Hymen olarak isimlendirilir ve bu Yunan
mitolojisinde '' Evlilik Tanrısı' nın adıdır. Bu da kadını,
kız ve kadın kavramlarıyla birbirinden ayırmaya çalıştıklarının
tarih öncesinde kararlaştırılmış bir ayıbıdır. Bu zar ilk
ilişki esnasında yırtılır, tabi bu zarın yapısı kalınlık ve
inceliğine bağlıdır. Buna göre herhangi bir temasta kolay ve
acısız olabileceği gibi kalın olduğu durumda büyük acıya da
sebep olabilir. Dünyada her 5 kadından biri tecavüze maruz
kalırken, her 4 kız çocuğundan biri 18 yaşına gelmeden cinsel
istismar ve tecavüzle karşılaşıyor. Gerçekleşecek ruhsal
çöküntü yanında, fiziksel olarak da bir çocuğun
kaldıramayacağı acı yaşayabilir.
Kürtaj
işlemine bakıldığında, günümüz de vakum işlemiyle yapılır.
Plastik bir çubuk yardımıyla vajinadan girilerek plasentayı
vakumla çekme işlemiyle gerçekleştirilir. Bu işlem 5 - 10
dakikayı geçmez. Fakat kadın için bir çok fiziksel sorunla
karşılaşacağı gibi, psikolojik olarakta zor bir işlemdir.
Gündemin büyük sorunlarından olan kürtaj yasağı kadınları
eski yöntemlere dönmekle karşı karşıya bırakıyor. Bayıltarak
yapılan bu işlem kürtaj yasa tasarısının gündeme gelmesinden
sonra tekrardan bayıltmadan ve psikolojik baskılar altında
yapılmaktadır. Kadınlar ağrılı, sancılı düşük yaptırma
işlemleriyle karşı karşıya bırakılır. Merdiven altı denilen
hijyenden uzak, hastalıkları beraberinde getiren, hatta kadının
masada kalmasına kadar giden bu durumlara ev sahipliği yapar.
Uzmanlıktan uzak yollarla yapılan bu işlemler enfeksiyon, rahim
ağzı kanseri, rahim içinde kan birikmesi gibi tehlikeli sonuçlar
doğurabilir. Ülkenin yeni hedef ve amaçlarına yönelik bizden
istedikleri talep en az üç çocuk, üç de yetmez 5 çocuk! Bunu bir
vatandaş ve bir kadın olarak düşünürsek, bir kadın
doğurganlığının sağlıklı görüldüğü yaş aralığı 25 ve
35 yaşları arasındadır. Bu on yıllık süre zarfında her
gebelik dönemini dokuz ay, doğum sonrası lohusalık dönemini iki
ay, adet dönemi dengesizliğini de bir ay olarak hesaplamak kadının
tek bir çocuk için sarf ettiği zorluğu göz önüne koyar. Fazla
doğurganlık kadında bel fıtığına neden olur. Bedensel ve
hormonel etkilerle birlikte, ruhsal olarak da olumsuz etkiler, bir
iki .. beş ... belki de on çocuk dünyaya getiren bir annenin
hayatının ucuzluğunu gösterir. Kadının istekleri dışında,
kadın bedeninin başkası tarafından suistimal edilişinin
örneklerini her gün onlarca haber de görüyoruz. Bir beden, bir
insan bedeni, bir kadın bedeni olarak bu haberlerdeki tanıklığın
son bulmasını ve sesin duyurulmasını sağlamak amacıyla özgür
bireyler olarak her kadının söz sahibi olmasını, hakkını
aramasını talep etmek en doğal olgudur.
Çağla Şen
