27 Mart 2013 Çarşamba

DERSİMİZ: HAYAT BİLGİSİ

   "Işık ılık süt iç", "Pınar çorap ör", "Ali ata bak", "Dayım saz çaldı", "Çetin yeşil ışıkta geç", "Birol ablan evi süpürmüş mü?", "Yıldız yumurta soy", "Emel eve gel"...


   Tanıdık geliyor bu cümleler değil mi? Bize okuma yazmayı öğreten anamız, babamız, her şeyimiz öğretmenlerimizin tebeşir kokulu ellerinden çıkan ve bizimse daha 7-8 yaşımızda pembe tüylü kalemlerimizle, defterimize karaladığımız masum(!)cümleler...


   Aman Pınarcım sen kitap, defter, dergi, gazete alma! Nene lazım gözün falan açılır sonra... Sen ip al, yün al! Hırka ör, patik ör, LCD ekran televizyonunun yarısını kapatan dantel örtüler ör çeyizine... Beyinlerine örümceklerin ağ ördüğü insancıkların, senin başına ördüğü çoraplara "kader ağlarını örmüş" de geç, irdeleme, eşeleme!


   Emeeeel hava kararmadan gel eve! Elalem ne der sonra? Hem kız kısmısının ne işi var sokaklarda? Gir içeri kır dizini, dön önüne... Annen görür, baban duyar, dayak yersin!


   Yıldız sen yumurta soy, patates soy, soğan soy, domates soy... Yemek yap, bulaşık yıka... Hamur yoğur! Ama sakın ola ki o elinin hamuruyla erkek işlerine karışma...


   Çetin yeşil ışıkta geç... Bir dakka ya ne yeşili? Bas gaza Çetin bas gaza, kim tutar seni bas gaza! Sokaklar senin Çetin. Güzel kız mı gördün bas kornaya Çetin, kadın sürücü mü gördün sıkıştır Çetin! Hem kim veriyor ki bunlara ehliyeti, kim salıyor bu kadınları trafiğe?


    Ali sen ata bak, arabaya bak, trene bak... Bak Ali kız, asıl Ali asıl... Köşe başlarını mesken tut, aç radarları! Mini etekli mi geçti, yüksek topuklu mu? Amaaaan boş ver ne olursa olsun, yüzüne bakılsın yeter! Hiç acıma Ali laf at, taciz et, takip et... Ama iş kendi mahallene, annene, eve hapsettiğin kız kardeşine gelince namus bekçisi kesil!


   El bebek gül bebek büyütülen Birol lafım sana... Annen, özellikle baban çok uğraştı 3 ablandan sonra bir oğlum olsun, kahvede başım dik gezebileyim diye... Git eve, yemeğin hazır değil mi, ablan evi süpürmemiş mi, gömleğin ütülenmemiş mi bas yaygarayı... Bağır çağır seni karşılıksız 9 ay karnında taşıyan, evde senin kadar bile prestiji olmayan zavallı annene... Evlenene kadar sana, evlendikten sonra da ne senden ne de seni yetiştiren, şımartan, küfür öğreten babandan gram farkı olmayan bir mahlukata hizmet edecek olan ablalarına çemkir avazın çıktığı kadar... Toplum sana bu yetkiyi veriyor nasıl olsa...


   Veeee Işık... Sen git ılık sütünü iç uyumadan önce... Sana anlatılan masallardaki Pamuk Prensesler, Uyuyan Güzeller gibi el bebek gül bebek büyütülmeyi düşle... Sütünü iç ve rüya aleminde yaşa... Etliye sütlüye de karışma... Gelip sana bir şey sorarlarsa da "ben bilmem beyim bilir de"... Hoş cevap versen de seni dinleyecek değiller ya...
                                                                                                                                          Ebru Ekinci