Tanıdık
geliyor bu cümleler değil mi? Bize okuma yazmayı öğreten anamız,
babamız, her şeyimiz öğretmenlerimizin
tebeşir kokulu ellerinden çıkan ve bizimse daha 7-8 yaşımızda
pembe tüylü kalemlerimizle, defterimize karaladığımız
masum(!)cümleler...
Aman
Pınarcım sen kitap, defter, dergi, gazete alma! Nene lazım gözün
falan açılır sonra... Sen ip al, yün al! Hırka ör, patik ör,
LCD ekran televizyonunun yarısını kapatan dantel örtüler ör
çeyizine... Beyinlerine örümceklerin ağ ördüğü
insancıkların, senin başına ördüğü çoraplara "kader
ağlarını örmüş" de geç, irdeleme, eşeleme!
Emeeeel
hava kararmadan gel eve! Elalem ne der sonra? Hem kız kısmısının
ne işi var sokaklarda? Gir içeri kır dizini, dön önüne... Annen
görür, baban duyar, dayak yersin!
Yıldız
sen yumurta soy, patates soy, soğan soy, domates soy... Yemek yap,
bulaşık yıka... Hamur yoğur! Ama sakın ola ki o elinin hamuruyla
erkek işlerine karışma...
Çetin
yeşil ışıkta geç... Bir dakka ya ne yeşili? Bas gaza Çetin bas
gaza, kim tutar seni bas gaza! Sokaklar senin Çetin. Güzel kız mı
gördün bas kornaya Çetin, kadın sürücü mü gördün sıkıştır
Çetin! Hem kim veriyor ki bunlara
ehliyeti, kim salıyor bu kadınları trafiğe?
Ali
sen ata bak, arabaya bak, trene bak... Bak Ali kız, asıl Ali
asıl... Köşe başlarını mesken tut, aç radarları! Mini etekli
mi geçti, yüksek topuklu mu? Amaaaan boş ver ne olursa olsun,
yüzüne bakılsın yeter! Hiç acıma Ali laf at, taciz et, takip
et... Ama iş kendi mahallene, annene, eve hapsettiğin kız
kardeşine gelince namus bekçisi kesil!
El
bebek gül bebek büyütülen Birol lafım sana... Annen, özellikle
baban çok uğraştı 3 ablandan sonra bir oğlum olsun, kahvede başım
dik gezebileyim diye... Git eve, yemeğin hazır değil mi, ablan evi
süpürmemiş mi, gömleğin ütülenmemiş mi bas yaygarayı...
Bağır çağır seni karşılıksız 9 ay karnında taşıyan, evde
senin kadar bile prestiji olmayan zavallı annene... Evlenene kadar
sana, evlendikten sonra da ne senden ne de seni yetiştiren,
şımartan, küfür öğreten babandan gram farkı olmayan bir
mahlukata hizmet edecek olan ablalarına
çemkir avazın çıktığı kadar... Toplum sana bu yetkiyi veriyor
nasıl olsa...
Veeee
Işık... Sen git ılık sütünü iç uyumadan önce... Sana
anlatılan masallardaki Pamuk Prensesler, Uyuyan Güzeller gibi el
bebek gül bebek büyütülmeyi düşle... Sütünü iç ve rüya
aleminde yaşa... Etliye sütlüye de karışma... Gelip sana bir şey
sorarlarsa da "ben bilmem beyim bilir de"... Hoş cevap
versen de seni dinleyecek değiller ya...
Ebru Ekinci