27 Mart 2013 Çarşamba

KORKUTUCU TERİM FEMİNİZM



      Bugün yaşadığımız Dünya’da kadınlar ve erkekler arasında toplumsal eşitsizlikler vardır. Bu eşitsizlikleri ilk zamanlar yaratan ataerkil sistemdir. Ancak günümüzde ataerkil sistemle kapitalizmin el ele verip, kadın asmaca oyunu oynadıklarını görüyoruz. Feminizm bu toplumsal eşitsizlikler sonucunda, kadınların hak alma mücadelesinin ete kemiğe bürünmesidir.
Kısaca özetlememiz gerekirse feminizmleri üç başlık altında inceleyebiliriz. Radikal feministler; sorunun tek başına ataerkil sistemle alakalı olduğunu ve bununla mücadele edilmesi gerektiğini savunur kapitalizmi sosyalist bir temelde karşılarına almazlar. Kadının baskı altında olmasının sebebi onlara göre biyolojiktir ve özgürleşmenin kaynağı ancak biyolojik devrimle mümkündür. Liberal feministler; kadının kendini geliştirerek kamusal alana çıkmasıyla bütün sorunların giderilebileceğini savunur ancak; bu mümkün değildir. Çünkü; sorunun temeline inilmeden reformist değişikliklerle sorunun halledilebileceğine inanılır. Sosyalist feministler ise, sosyalizmi feminizm için ön koşul kabul ederler. Erkek egemen sistemle kapitalizmi birbirinden çok ayrı çok uzak bir şey olarak görmeyip ikisine karşı mücadele verirler.

      Feminizm terimini kullananlara karşı toplumumuzun mükemmel bir 'ötekileştirmesi' ve terimin içini boşaltma gibi hayret verici yetenekleri var. Feminizm; yasak bir kelime, bir tabu olarak görülüyor ve terimin içi boşaltılıyor. Bunun en büyük nedeni de kadınları kontrol altında tutma çabası. Feministler, erkeklere hiçbir konuda ihtiyaç duymayan, erkekleri ezmeye çalışan, erkekleri gereksiz bulan ve hepsinin kazanlara atılıp yakılması gerektiğini düşünen (nitekim bu durum 18. yüzyılda Avrupa ve Amerika' da cadı avlarında kadınlara yapılmıştır.) kadın toplulukları gibi gösteriliyor. Feminizmin böyle gösterilmesi çok doğal çünkü kapitalizm hiçbir zaman kadınların direniş göstermesini istemez. Çünkü; kadın ucuz iş gücü ve alınıp satılan bir meta yerine konulur. Bu yüzden de kapitalizm kadınların kendilerini ifade edip birleşecekleri yeri çamur atarak kirletir. Kadınların direniş gösterdiği diğer kavram da ataerkil sistemdir. Erkeğin egemen olduğu ve erkeklerin sözlerinin kanun sayıldığı bir yapılanmada kadın yeri değersizleştirilir, yok sayılır ve öldürülür. Nitekim kadın katliamları bunun en büyük göstergesidir. Feminizm sanıldığı gibi erkek düşmanlığı değil, kadınların kendilerini ifade ettikleri, hakları için birleştikleri ve hakları için mücadele ettikleri, hep beraber eşit şartlar altında yaşayabileceklerini göstermeye çalıştıkları bir yapılanmadır.

  Peki neden feminizm?

    Çünkü; kadının uzaklaştırıldığı toplumsal alana yeniden kazandırılma çabasıdır. Çünkü; farkındalıktır. Çünkü; kadının varlık sorunudur, bilincidir. Çünkü; erkeklerle birlikte eşit şartlar altında yaşayabileceklerini gösterebilmektir. Çünkü; meta olmadıklarını gösterdikleri yerdir. Çünkü; emek sömürüsüne karşı mücadele etmektir. Çünkü; kadınların kendilerini ifade edebildikleri alandır. Çünkü; kapitalizme ve ataerkil sisteme karşı durmaktır...
                                                                                                                                   Bilsev Karkıner