Toplumsal
kabus namus olgusudur. Kadın katliamlarının ve kadın
intiharlarının altında yatan temel gerçeklik namus ve ahlak
anlayışıdır. Erkek egemen sistemin temsilcisi erkeğin baskısı
ve zulmün altında ezilen kadın,ölümü bir çözüm gibi görmekte
ve her gün erkeğin çıkarına uygun düştü mü kadın ‘namus’
olmakta ve dışarı adım atması dahi,en büyük ayıp
sayılmakta,çıkarına uygun düşmediyse en büyük namussuzluğu
yaparak kadını para karşılığında satmakta fuhuş ve medya
sektörlerinde kar nesnesi olarak kullanmaktadır.Bunun yerine her
birimizin, bizi bağlayan, bizi biz olmaktan alıkoyan toplumda ne
varsa karşısında durarak mücadele edecek gücü kendimizde
bularak karşı koymayı öğrenmemiz gerekmektedir. Kör düğüm
haline gelen bu sorun toplumsal dokuyu bozan bu yaraya
dokunulmadan,tabular ortadan kaldırılmadan da çözülemeyecektir.Bir
kadına yılgınlıkla bu sözü söyleten özgürlüğü Tanrıdan
dileyerek,kaderimizi çizdiği yazgıya boyun eğerek
ulaşamayacağımız kesin.Kadın kendisine yönelik saldırılara
anında cevap verecek ve kendisini aktif savunacak tarzda
örgütlenebilirse aile içi ve dışı şiddete karşı ciddi bir
iradi-örgütlü duruş geliştirebilir ve kendi savunma sistemini
inşa edebilir.
Sanat
ve medya alanı da kadının en hunharca sömürüldüğü ve
katledildiği alanlardan biridir.Bu alanda kadın adeta egemen
sistemin ve erkeğin zevk nesnesidir.Erkek egemen sistem, adına
sanat dediği bu anti sanat faaliyetleriyle erkeğe ve toplumu
güdüsellikte yoğunlaştırarak hunharca bir yaşam
geliştirmektedir.Yani esas olan şu ki; kadın kadınlığından,erkek
erkekliğinden soyutlanarak meta (mal) haline getiriliyor.Ve kadının
tüm gerçekliğini ters düz edip,tarihten silmeye çalışan
ataerkil sistem bu ezeli düşmanının bilinçlenmesini engellemek
için her türlü yöntemi bugün de denemektedir.Oysa kültür,
sanat ve medya alanını özüne uygun hale getirmenin tek yolu
kadının bu alanda özgür ve özgün örgütlenmesidir.Kendisini
egemen sistemin ve erkeğin nesnesi olmaktan çıkarıp özbilince ve
iradesi temelinde özgürlük ahlakına dayalı kültür,sanat ve
medya alanını demokratik komünal bir anlayışla yeniden
örgütlemesidir…..
Bir roman okumalısın ona, içinde sevdanın,umudun ve birde hakların geçtiği.Bir savaş suçlusu gibi vahşetin kadına yönelmeyeceğini kendinde aşılamalısın.Kitabın tam ortasında alnına bir buse kondurmalısın göz kapakları yağmur damlası olmadan şefkatle yaklaşmalısın.Cemal Süreyya okumalısın mesela yada Atilla İlhan okumalısın ona, aşka dair ne varsa Shakespeare gibi mırıldanmalısın. Mutluluğun ona dair olmalı samimiyetin, tutarlılığın..Aşkın saf ve tek olmalı.En doyumsuz tebessümler sen ona tüm renklerle gökkuşağı nezdinde yaklaştığında belirmeli,siyah matem havasıdır size yaklaşmamalı işte mesele bu oğul..
Hassi Doğan
Bir roman okumalısın ona, içinde sevdanın,umudun ve birde hakların geçtiği.Bir savaş suçlusu gibi vahşetin kadına yönelmeyeceğini kendinde aşılamalısın.Kitabın tam ortasında alnına bir buse kondurmalısın göz kapakları yağmur damlası olmadan şefkatle yaklaşmalısın.Cemal Süreyya okumalısın mesela yada Atilla İlhan okumalısın ona, aşka dair ne varsa Shakespeare gibi mırıldanmalısın. Mutluluğun ona dair olmalı samimiyetin, tutarlılığın..Aşkın saf ve tek olmalı.En doyumsuz tebessümler sen ona tüm renklerle gökkuşağı nezdinde yaklaştığında belirmeli,siyah matem havasıdır size yaklaşmamalı işte mesele bu oğul..
Hassi Doğan
