27 Mart 2013 Çarşamba

TOPLUMSAL KABUS


Toplumsal kabus namus olgusudur. Kadın katliamlarının ve kadın intiharlarının altında yatan temel gerçeklik namus ve ahlak anlayışıdır. Erkek egemen sistemin temsilcisi erkeğin baskısı ve zulmün altında ezilen kadın,ölümü bir çözüm gibi görmekte ve her gün erkeğin çıkarına uygun düştü mü kadın ‘namus’ olmakta ve dışarı adım atması dahi,en büyük ayıp sayılmakta,çıkarına uygun düşmediyse en büyük namussuzluğu yaparak kadını para karşılığında satmakta fuhuş ve medya sektörlerinde kar nesnesi olarak kullanmaktadır.Bunun yerine her birimizin, bizi bağlayan, bizi biz olmaktan alıkoyan toplumda ne varsa karşısında durarak mücadele edecek gücü kendimizde bularak karşı koymayı öğrenmemiz gerekmektedir. Kör düğüm haline gelen bu sorun toplumsal dokuyu bozan bu yaraya dokunulmadan,tabular ortadan kaldırılmadan da çözülemeyecektir.Bir kadına yılgınlıkla bu sözü söyleten özgürlüğü Tanrıdan dileyerek,kaderimizi çizdiği yazgıya boyun eğerek ulaşamayacağımız kesin.Kadın kendisine yönelik saldırılara anında cevap verecek ve kendisini aktif savunacak tarzda örgütlenebilirse aile içi ve dışı şiddete karşı ciddi bir iradi-örgütlü duruş geliştirebilir ve kendi savunma sistemini inşa edebilir.

    Sanat ve medya alanı da kadının en hunharca sömürüldüğü ve katledildiği alanlardan biridir.Bu alanda kadın adeta egemen sistemin ve erkeğin zevk nesnesidir.Erkek egemen sistem, adına sanat dediği bu anti sanat faaliyetleriyle erkeğe ve toplumu güdüsellikte yoğunlaştırarak hunharca bir yaşam geliştirmektedir.Yani esas olan şu ki; kadın kadınlığından,erkek erkekliğinden soyutlanarak meta (mal) haline getiriliyor.Ve kadının tüm gerçekliğini ters düz edip,tarihten silmeye çalışan ataerkil sistem bu ezeli düşmanının bilinçlenmesini engellemek için her türlü yöntemi bugün de denemektedir.Oysa kültür, sanat ve medya alanını özüne uygun hale getirmenin tek yolu kadının bu alanda özgür ve özgün örgütlenmesidir.Kendisini egemen sistemin ve erkeğin nesnesi olmaktan çıkarıp özbilince ve iradesi temelinde özgürlük ahlakına dayalı kültür,sanat ve medya alanını demokratik komünal bir anlayışla yeniden örgütlemesidir…..
Bir roman okumalısın ona, içinde sevdanın,umudun ve birde hakların geçtiği.Bir savaş suçlusu gibi vahşetin kadına yönelmeyeceğini kendinde aşılamalısın.Kitabın tam ortasında alnına bir buse kondurmalısın göz kapakları yağmur damlası olmadan şefkatle yaklaşmalısın.Cemal Süreyya okumalısın mesela yada Atilla İlhan okumalısın ona, aşka dair ne varsa Shakespeare gibi mırıldanmalısın. Mutluluğun ona dair olmalı samimiyetin, tutarlılığın..Aşkın saf ve tek olmalı.En doyumsuz tebessümler sen ona tüm renklerle gökkuşağı nezdinde yaklaştığında belirmeli,siyah matem havasıdır size yaklaşmamalı işte mesele bu oğul..

                                                                                                                                     Hassi Doğan