13 Mart 2013 Çarşamba

BUGüN 8 MART



      Savaşa, kapitalizme, eşitsizliğe karşı direnişin, Clara Zetkin'lerin yaktığı meşaleyi o günlerden bugünlere, bugünlerden yarınlara taşıyan mücadeleci kadının günüdür.
     New York' da 129 tekstil işçisi kadının 1908' de 12 - 14 saatlik çalışma iş gücünün 8 saate indirilmesi için verdiği mücadele sonucu fabrikanın içine kitlenerek yakılmasıyla sonuçlanan olaydır. Clara Zetkin' in ikinci enternasyonale verdiği önerge ile 1910'dan itibaren 8 Mart Dünya Kadınlar günü ilan edildi ve anılmaya başlandı.


Artık, 8 Mart emeğin, bedenin, kimliğin ve direnişin adıdır.
8 Mart uluslararası tekelci zihniyete sınıfın ve emeğin sahiplendiği günün adıdır.
8 Mart savaşa, militarizme, ırkçılığa karşı duruşun adıdır.
8 Mart bedenlerimizin metalaştırılmasına karşı çıkışın adıdır.
8 Mart savaşa hayır demenin adıdır.
8 Mart evde, sokakta, iş yerinde uygulanan şiddete karşı durmanın adıdır.
8 Mart ''kimsenin namusu olmayacağım, namusun özgürlüğümdür'' diyenlerin mücadelesinin adıdır.
8 Mart gözaltında, işkencede, ceza evinde direnen kadınların adıdır.
8 Mart çocuk yaşta evliliklere ''hayır'' diye haykırmanın adıdır.
8 Mart ''en az 3 çocuk, 3 de yetmez 5 tane doğurun'' diyenlere bu kararı biz veririz demenin adıdır.
8 Mart eğitimde eşitliğin adıdır.
8 Mart sokaklarda özgürce yürüyebilmenin adıdır.
8 Mart çocuklarını askere göndermek istemeyen annelerin adıdır.
8 Mart 4-C' ye rıza göstermeyen, Ankara'yı griliğinden kurtaran tekel işçisinin adıdır.
Bekle beni anne diyenin adıdır.

Bu günlerde ağır bir süreçten geçiyoruz.
    Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğünü işgal eden örgütlü kadınların polis tarafından merdivenlerden sürüklenerek ve kafaları duvarlara vurularak gözaltına götürüldüklerini gördük.
    Dünya' da her üç kadından biri, hayatında bir kere şiddet gördüğünü veya tecavüze uğradığını biliyoruz.
    Ankara toplu tecavüz davasında eksik test yaparak görevini ihmal eden Ankara Adli tıp kurumundan ve 2 yıl boyunca rapor göndermeyerek görevini ihmal eden İstanbul Adli tıp kurumundan haberdarız.
    Fethiye Adliyesi'nde görülmekte olan toplu tecavüz davasının karara bağlandığına, altısı yetişkin, ikisi suça sürüklenen çocuklardan oluşan sanıkların hepsinin beraat ettiğine şahit olduk.
    Yargıtay Başsavcılığının, 13 yaşında, 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç nin bu işi rızasıyla yaptığı yolundaki karara itiraz etmediğini haber kanallarından hayretle izledik.
    Küfrederken ''ananı da al, git'' diyen bir başbakanın ''ben kadın - erkek eşitliğine inanmam'' deyişini hala sessizce dinliyoruz.
    Utanmayı bilmeyen insanların arasında biz utandık. Utanmak insanlık edimidir dedik. Sizi de utanmaya davet ettik


                 Şimdi de utanmanın yetmediği
Gelsin Baba
Gelsin Koca
Gelsin Devlet
Gelsin Cop
İnadına İsyan
İnadına İsyan
İnadına Özgürlük
                                           diyen kadını sokağa mücadeleye davet ediyoruz.
                                                                               
                                                               ÇÜNKÜ BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN...

Selma Zencir